Ev partisi tuvaletinde iki kalın lezbiyen am keşfe dalıyor

O evin karanlık köşesinde, parti gürültüsünden kaçan iki yabancı kadın birbirine yaklaştı. Ashlyn Peaks, iri göğüsleriyle göz kamaştıran o siyahi devasa güzellik, Sophia Burns ise kıvrımlarıyla sırıtan bembeyaz folloş… İkisi de kendi halinde saklanırken sohbet kıvılcımlandı; ortak noktaları ortaya çıktı: ikisi de lezbiyendi. Bu keşifle aralarındaki gerilim aniden patladı, hava yoğun bir istek ve merakla doldu.

Ashlyn’in kocaman memeleri hoplaya zıplaya Sophia’nın gözlerinin içine baktı. “Senin amcığın nasıldır acaba?” der gibi sinsi bir gülümseme yerleşti yüzüne. Sophia cevap vermeden önce dudaklarını yalarcasına ses çıkardı; aralarında sessiz ama sert bir meydan okuma vardı. Kadınlar birbirlerine doğru çekildikçe, parmak uçları ilk temasını buldu; kıvrımların arasında gezinen eller cüretkarca özgürleşti. Ashlyn’in elleri bigududan inen dalgalar gibi Sophia’nın kalçasını sıktı, onu kendine iyice yapıştırdı.

Sophia yere yığılmış elini Ashlyn’in karnına kaydırıp o yumru yumru göğüslerin arasından aşağı indiğinde nefesler hızlandı. Kendi kara teninin sıcaklığıyla karşılaşmak isteyen Ashlyn bir adım daha ileri atıldı; dilini çıkarıp Sophia’nın amcığını öpmeye başladı, orası ısındıkça parmakları da içine soktu, kadının inlemeleri odanın duvarlarını titretti. Kuru ama acımasızdı bu yakınlık; ikisi de rakamlarla değil duygu ve arzuyla hesap yapıyordu.

Sopa gibi dik duran yaraklarıyla Ashlyn doğrudan Sophia’yı yere bastırmaya niyetlidir. Yere çömeldiği anda dilleri birleşti, ağızlarından çıkan iniltiler ritmik olarak arttı. Ashlyn yaptığı kötürümce koklayışlarla Sophia’nın içine işledi; sert ve derin hareketlerle kadının amcığını didikledi, ağzında saksoyu döndürdü, üstüne birkaç kez köklediği geceyi büyüttü. Sophia boş durmayıp tırnaklarıyla arkadan tutup sırtını çizdi; seks bir savaş alanıydı ama galibi yoktu.

Son hamlede Ashlyn bütün gücüyle bodrumun toprak zemininde çılgınca dayadı, uzun boynunu geriye attı ve sesini deli gibi çıkardı. İki kadın aynı anda patladı; bedenleri titredi, terler birbirine karıştı. O an sadece hayvanî arzular vardı—hiçbir bağlayıcı yoktu ama ikisi de en saf şekilde doyurulmuştu. Tepeden tırnağa yağlı ve solgun karanlıkta kaybolurken tekrar tekrar kendilerini buldular: iki yabancıdan biri olmuş sonsuz bir fahişe konsorsiyumu…

← ÖNCEKİ